Hükümet EY ile Yola Çıktı: Hazırlıklar Derinleşiyor
Bloomberg’in haberine göre hükümet, 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle dokuz otoyolun işletme hakkı devri için uluslararası danışmanlık firması Ernst & Young’a yetki verdi. Teknik değerlendirme ise BTY Group tarafından yürütülecek.
Resmî ihalenin 2026 içinde duyurulması bekleniyor. Bu tablo, “sadece hazırlık” denilen sürecin artık fiili özelleştirmeye doğru ilerlediğini gösteriyor.
“Satış Yok” Deniyor Ama…
Yetkililer sürekli “Mülkiyet devri yok, sadece işletme hakkı” vurgusu yapıyor. Ancak şu fark gözden kaçırılıyor:
İşletme hakkı devri, fiilen gelir kontrolünün ve fiyat belirleme gücünün özel sektöre geçmesi demek.
Köprü ve otoyolların halkın vergileriyle inşa edilmiş olması, bu modeli daha da tartışmalı hale getiriyor.
Yani mesele kâğıt üzerindeki mülkiyet değil; kamusal bir hizmetin piyasa mantığına devredilmesi.
CHP ve Muhalefetin Uyarıları: “Kamu Zarara Uğrar”
CHP bu süreçte en net eleştiriyi yapan taraf. Partinin temel itirazları şöyle özetlenebilir:
🔴 1. Kamu malı uzun süreli özel kontrol altına giriyor
Bu köprüler ve otoyollar sadece birer gelir kapısı değil; ülkenin en kritik ulaşım damarları. CHP’ye göre bu kadar stratejik bir altyapının yönetiminin özel şirkete geçmesi, kamu çıkarı açısından ciddi risk yaratıyor.
🔴 2. Geçiş ücretleri kontrolsüz biçimde artabilir
Bugün bile vatandaş için yüksek bulunan köprü geçiş ücretlerinin, özel işletmecinin kâr baskısı altında çok daha agresif biçimde yükselmesi bekleniyor. Trafik kapasitesi sınırlı olduğundan, özel şirket gelir artırmanın en kolay yolunu ücret artışlarında bulacaktır.
🔴 3. Halkın vergileriyle yapılan projelerden yeniden para kazanılmak isteniyor
Kamu, zaten yıllardır bu altyapıların maliyetini vatandaşın cebinden karşıladı. Şimdi aynı yolların işletme hakkını devredip özel şirketlere gelir kapısı açmak, CHP’ye göre “çifte yük” oluşturuyor.
🔴 4. Uluslararası şirketlere verilen rol şeffaf değil
Hem EY hem BTY Group’un süreçteki ağırlığı ve karar mekanizmalarına etkisi sorgulanıyor. CHP’nin temel sorusu şu: “Türkiye’nin en kritik altyapısı neden yabancı danışmanların rehberliğinde özelleştirme sürecine sokuluyor?”
Ekonomik Gerekçeler Tatmin Etmiyor
Hükümet, bütçe açığını kapatma ve kısa vadeli gelir yaratma hedefiyle bu planı savunuyor. Ancak muhalif uzmanlar, bunun “borç kapatma uğruna geleceği ipotek altına alma” anlamına geldiğini söylüyor.
Geçmişte 2012’de benzer bir girişimin rafa kaldırılmış olması, bugünkü planların da kamuoyu baskısı nedeniyle tartışmalı bir zeminde ilerlemesine yol açıyor.
Neden Tepki Bu Kadar Büyük?
Çünkü mesele sadece bir özelleştirme değil.
Mesele, devletin elinde kalması gereken stratejik varlıkların hangi mantıkla özel sektöre açıldığı.
CHP’nin bakış açısından tablo net:
•Bu karar toplumsal maliyeti artıracak,
•Geçiş ücretlerini daha da yükseltecek,
•Kamu çıkarını zayıflatacak,
•Yabancı danışmanların yön verdiği bir süreçte, ülkenin en kritik altyapısını piyasa mantığına teslim edecek.
Kısacası, deniz manzaralı bir köprünün fiyatına değil, kamu yararına ne olacağına bakmak gerekiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder