Rusya’yı ezeriz, Amerika’yı düzeriz, İsrail’i yerle bir ederiz diye bağıran savaş çığırtkanlığı yapan cahil tayfa iyi dinlesin:
Gördüğünüz bu tesis, Rusya’nın Proton sınıfı nükleer füze üretim kompleksi…
Bu füzelerden dördü bir uydu taşıyıcıya bağlanarak uzay boşluğuna çıkarılıyor ve orada konumlandırılıyor.
Kuzey Kutbu’ndaki testlerde her bir nükleer başlığın düştüğü bölgede yaklaşık 100 kilometrekarelik bir alanda 3.000 derece civarında ısı oluşturduğu tespit edildi.
Bu tarz Proton tip nükleer füzeler sadece Rusya’da değil; ABD, İngiltere, İsrail, Çin ve Japonya’da da bulunuyor.
Hindistan ve Kuzey Kore de bu sistemleri uzaya göndermeye hazırlanıyor.
Mesela İsrail’in S-10 model füzeleri, koordinatlar verilerek Türkiye’nin başkentine yönlendirilirse;
ilk olarak atmosfer girişini tamamlıyor, ardından arka bölümdeki itiş sağlayıcı ateşleyici ayrılıyor ve elektrikli motoruyla hedefine ilerliyor.
Bu yüzden ısıya duyarlı hava savunma sistemleri füzenin kendisini algılamıyor; özel yalıtkan dış alaşım sayesinde radar izine de takılmıyor…
Böyle dört adet nükleer füze, Türkiye’yi haritadan silmeye bile yeter.
Fotoğrafta gördüğünüz alanın içinde bu türden en az 10 adet nükleer Proton füze bulunduğu belirtiliyor.
Yeni dünya savaşı artık eski dönemlerdeki gibi top, tank, tüfek ya da askerle yapılmayacak.
Çanakkale’deki gibi “iman gücü” de tek başına sonuç vermeyecek.
Bir buçuk milyar Müslümanın tam ortasında duran 7,5 milyonluk İsrail’e neden kimsenin dokunamadığını şimdi daha iyi anlıyor musunuz?
Çünkü küçücük İsrail, farklı kategorilerde toplam 51 kez Nobel Bilim Ödülü almış bir ülke.
Peki İslam ülkeleri? Sıfır.
Şimdi açık konuşalım:
Bizde TÜBİTAK’ın bilim birinciliği ödülünü İmam Hatip öğrencilerinin hazırladığı
“Kapağı açılınca ışık yanan ekmek sepeti” projesi kazandı.
Biz bu zihniyetle gerçekten bu ülkelere kafa tutabilir miyiz?
Yeni bir küresel savaşta siz tekbir getirene kadar, nereden geldiğini bile fark edemeyeceğiniz bu füzeler üzerinize yağıyor olacak.
Bu yüzyılın savaşlarını dinsel eğitim ağırlıklı ülkeler değil, bilimsel eğitim geleneği güçlü olan devletler kazanacak.
Bunda en ufak kuşkunuz olmasın.
Yaradan evrendeki canlı cansız tüm sistemi matematik, fizik, kimya ve biyoloji ile kurmuş, düzenlemiş ve yönetmektedir.
Bugün dünyayı yönetenler de bu temel bilimlerde güçlü olanlardır.
Dünyayı yönetmek istiyorsan yapacağın şey çok açıktır:
Matematik hayattır.
Matematik akıl ve mantıktır.
Matematik düşünce, zeka ve felsefedir.
Matematik imandır — çünkü aklı olmayanın dini olmaz.
Bir ülkenin gelişmişlik ölçüsü, matematik ve fen liselerinin gücüdür.
Çünkü bilgisayar, yapay zekâ ve geleceğin teknolojisi tamamen algoritma ve matematiğe dayanır.
İleri gitmenin, kalkınmanın, zenginleşmenin temel şartı:
Bilgi, bilim ve teknoloji üretmektir.
Üretmeyen her ülke kaçınılmaz olarak sömürgedir.
Son Söz:
Seni ne devrimciliğin, ne solculuğun,
ne Müslümanlığın, ne Türklüğün,
ne de milliyetçiliğin kurtarır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder